Seni düşünmek;
Ağustos sıcağında / bunaldığımda
Aniden bastıran yağmurda ıslanmak gibi.
Seni düşünmek,
İçimde kördüğüm olmuş ipleri çözüp
Sonra bir ucundan tutup / hevesle,
Mutluluğu yanına katıp / dokumak gibi.
Seni düşünmek;
Varlığını yüreğimde hissettiğim
Sırtımdaki ağır bir yükü indirmek gibi.
Ateşte yanan ellerimi
Buzla boy ölçüşen sularda yıkamak gibi.
Seni düşünmek,
Fırtınada / sığınmak bir limana,
Ya da yürümekten yorulduğumda
Koca gövdeli bir ağaç bulup
Yorgun gövdemi dayayıp uyumak gibi.
Seni düşünmek
Çölde su bulmak
Karlı bir kış günü / dağ başında
Yanan ateşte ısınmak gibi
Dinle sevgilim bu ayrılık saatidir...Dünya varolalı beri çirkin ve soğuk..
Ergeç içeceğimiz bir ilaç gibi...Tadı dudaklarımızda acımsı buruk...
Bu saatte..gözyaşları,yeminler..Boş bir tesellidir inandığımız...
Perde kapanıyor ve film bitiyor işte..O hiç bitmeyecek sandığımız...
Görüyorsun..konuşacak birşey kalmadı...Sadece bakışlarımızda hüzün...
İşte ayrıldık...bu hiç beklemediğimiz.... O ikiz kardeşi ölümün...
Anlıyorum bir daha görüşemeyecğiz...Bu son buluşmamız seninle...
Yeni bir hayata başlıyacaksın onunla...O yeni sevgilinle...
Anlıyorum artık o öpecek seni...Kulaklarına aşkı o fısıldayacak...
İçinde pişmanlıktan eser kalmayacak...
Sigaranı söndür kalkabiliriz...On adım sonra yollarımız ayrılmalı....
Sakın ağlama ve bir şey söyleme bana...
İnsan ayrılırken bile büyük olmalı...
« Önceki ::